![]() |
|
|
#1 |
|
Uçurtmayı uçuran rüzgar degil,
Uçurtmanın,rüzgara karşı direncimidir aslında! ! . Hep şairin,bu şiirini anımsatır bana bu düşünce.. Şemsiye yapımcıları / ıslanmaktan / tek kişiyi koruyacak genişlikte kesince kumaşları / yağmur değil / yalnızlıktır yağan! **/En büyük yalnızlıklar,Sanal kalabalıklar içinde yaşanır çoğunlukla... 'Tek kişilik' kesilen kumaşlarda, bazen, öylesine zordur ki, 'sanal kalabalıklar' giymek sırtımıza, ya da alışmak paylaşmaya ve sarılmaya… Hiç fark etmeden ya da hissetmeden, kendi üzerimize çekeriz yorganı, oysa gerçekten üşümektedir en yakınımızda birileri… Sanal olduğunu sandıgımızdan,Nefesini hissetmeyiz… Ve algılamayız, o an, tenindeki 'buz gibi' havayı… Bilemeyiz, eğer sarılmazsak, aslında birlikte donacağımızı... Yalnızlığımızmıdır üşüten bizi? ya da kaygılarımızmı? … Bitip tükenmez bir 'iç hesaplaşma'yla geçer zaman… Sonra, ileriye bakarken, yine döner bakarız gerisin,geriye... Bir korkarız bir korkariz ki,...Nice 'bencil' tohum çatlar hemen içimizde… Ve hep…Yaşadıklarımızdan çok…Biz kaçarız… Yaşayamadıklarımız koşar peşimize, Uçurtmayı uçuran rüzgarmıdır veya rüzgara karşı direncimidir,daha anlayamadan Sanallaştıkca biz düşeriz peşine, yaşayamadıklarımızın! .. Çok geç kalmış olmanın verdiği torbalar dolusu hüzünle... Yeni dünyalara sığınırız sonra, yeniden kaçınılmazdan kaçmak için… Yaşayacak kadar 'cesur' olamayışlarımızla ıslanırız, 'tek kişiyi dahi' koruyamayan kumaşların gölgesinde… Uçurtmayı uçuran rüzgarmıdır veya rüzgara karşı direncimidir,daha anlayamadan Onca savruk düş, onca yarım öykü, onca serseri an asılı durur boynumuzda, hep kaybetme korkusuyla sarıldığımız bir kolye gibi. Hep, kaldığı yerden yeniden başlayacak gibidir ama… Hep de kaldığı yerdedir; kokusu, rengi, hazzı ve acısıyla… Peşinizi bırakmaz biz yine de… Ve sevdiklerimizi ve en coşkulu anlarımızı ve sahip olduğumuz güzellikleri dahi, çoğu zaman 'kaybederiz' korkusu ağır basar, yaşayamayız doya doya… Bu 'ıssız sanal'da, nice yalnız adam ve kadının çok da farklı değildir öyküsü… Uçurtma, içimizde bir yerlerde Uçar… Ve aslında, nice Rüzgarlar dirençsiz Uçurtmalarla, her birimizin kendi iç dünyasında fırtınalara vurur kendini... Bilemeyiz, eğer sarılmazsak, aslında birlikte donacağımızı! ! ! ... alıntı |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 3.373
Konular: 0
:
RD:
![]() |
Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil o güce karşı koydukları için yükselirler..........
Benim doğrularım var. Onun için yaşıyorum diyebilmek;gerektiğinde uçurtma gibi karşı koymak, gerektiğinde yaralı ve yenik bir asker gibi sırtını dönüp gitmektir. Erdem ve onuru, önemliden öne almak; adil olmak ve adelet istemek kaybetsemde, yok sayılsam da şiarım olacaktır; Çünki aydınlar öğrenmek için vardır cahillerse kendince ders verir........ Bana güç veren yaşamımdaki zaferlerim değil, yenilgilerimdir. yenilgilerinde en onurlusunu yaşayabilmek ve gelecektekteki başarılara atılan yeni adımlar olarak görmektir..... Ayakta kalmak ve başarmaktır. Kaybetmemek ve kaybettirmemektir. Rüzgara direnen uçurtma gibi mücadele vererek, çalışarak başarıya yükselmektir. Herkes aynı fikirde ise birileri yeterince düşünmüyor demektir.. Sahip olduğumuz, dayatılan,itaatimiz istenilen, yıkık dökük düşünüşler ve yaşam biçimi köhne çağ dışı nice ve görüşler ve yaşam tarzı değişsin diyorsak, önce bizler rüzgara direnen uçurtma gibi farklı olmalıyız, çalışmalıyız, mücadele edip yükselmeliyiz. Hep beraber tüm ülke olarak mutlu olmalıyız. Kartallar, şahinler ve uçurtmalar gibi hür ve özgür ama bir o kadar da güvenli... Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan daha fazla olursa, kaybetmek yada onlar gibi olmak, işte iki seçenek ben kaybetmeyi seçtim................. Bazı insanlar çıkarları için, hakları için olduğundan daha gayretli çalışıyor, Konu Ukde tarafından (12-12-2008 Saat 11:47 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 2.282
Konular: 0
|
Bilemeyiz, eğer sarılmazsak, aslında birlikte donacağımızı! ! ! ...
Yada sonsuza kadar yanacağımızı ![]() ![]()
--------------İmza--------------
www.ilhamidemir.com |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 3.373
Konular: 0
:
RD:
![]() |
Yine de mücadele edip ayakta kalmalıyız.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.374
Konular: 0
|
Küçük bir kasabanın 4 ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede ''EVET AMA'' lar yaşıyormuş. 'Evet ama'lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise''Evet ama'' diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu da başkalarına atmakta ustaymışlar. Ikinci mahallede ''YAPACAĞIM'' lar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. Üçüncü mahallede yaşayan ''KEŞKE''cilerin hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en iyi şekilde bilirlermiş ama... maalesef her şey olup bittikten sonra. ''Keşke''cilerin de başları hep kanarmış, duvara vurmaktan! .. Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise ''IYI KI YAPTIM''lar otururmuş. ''Keşke''ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ''Yapacağım''lar ''Keşke''ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.''Evet ama''lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş. ''Iyi ki yaptım'' mahallesindeki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış. Bu yüzden yaşadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş. Bu hafta hep beraber ''Iyi ki yaptım'' mahallesine taşınmaya ne dersiniz? Can DÜNDAR.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 3.373
Konular: 0
:
RD:
![]() |
Aynen öyle. İyi ki yaptım mahallesine hemen taşınalım.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.374
Konular: 0
|
Bir kral halki için genis bir yol yaptirmaya karar verdi.Ancak yapimi tamamlanan yolu halka açmadan önce,hatirlarda kalacak bir yarisma düzenlemek istiyordu. isteyenin bu yarismaya katilabilecegini ilan etti.Kral, yoldan en güzel geçecek kisiyi belirleyecegini söyledi.Yarisma günü, insanlar akin ettiler. Bazilari en güzel arabalarini, bazilari en güzel elbiselerini getirmisti. Kadinlardan kimileri saçlarini en güzel biçimde yaptirmisti, kimi de yanlarinda en güzel yiyecekleri getirmisti. Gençlerden bazilari spor kiyafetler içinde yol boyunca kosmaya hazirlaniyordu. Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralin yanina döndüklerinde hepsi ayni sikayette bulundu:
Yolun bir yerinde büyükçe bir tas ve moloz yigini vardi ve bu moloz yigini yolculugu zorlastiriyordu.Günün sonunda yalniz bir yolcu da bitis çizgisine yorgun argin ulasti. Üstü basi toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygiyla yönelerek,altinla dolu bir torba uzatti ve: - Yolculugum sirasinda, yolu tikayan,insanlarin yolculuk etmesini zorlastiran bir tas ve moloz yigini gördüm.insanlar rahat etsinler diye bu tas ve moloz yiginini kaldirmak için durdum. Yolu temizlerken, taslarin altinda da bu altinla dolu torbayi buldum. Halktan kimsenin bu kadar altini olamayacagina göre bu altinlar size ait olmali. Kral gülümseyerek cevap verdi: - O altinlar sana ait. - Hayir, benim degil. Benim hiçbir zaman bu kadar çok param olmadi. - Evet, dedi kral. Bu altinlari sen kazandin,zira yarismanin galibi sensin. çünkü; YOLDAN EN GÜZEL GEÇEN KiSi; ARDINDAN GELENLER iÇiN YOLDAKi ENGELLERi KALDIRAN KiSiDiR! |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 3.374
Konular: 0
|
Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır.Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına…Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin.
Radyo dinliyorsundur ya da susarak.Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kimbilir…Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin. Belki de anılarını deşiyorsundur,bir olmazı,bir açmazı derinden derine kurcalar gibi.Bir kahve içmeyi,bir elma yemeyi kurarak,saatine Bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle.Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin.Mahpus gibi,tutsak gibi,belki kök gibi.Yarını olmamak Gibi bir duygu içindesindir.Belki de kendini bağışlamıyorsundur.Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü.Kırık trenler gibi öylece Kalakalmışsındır…Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur ya da uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için. Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır… alıntı |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 1.295
Konular: 0
:
RD:
![]() |
HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT
BİR TEK SENİ SEVDİĞİM DOĞRUYDU VE BU DOĞRU YÜZÜNDEN HAYATIM YALANA BATTI SEN BENİ DIŞLADIĞINDAN BERİ BENİ SEVENLERE BİR HAYALET HEDİYE ETTİN TEPEDEN TIRNAĞA AŞKA TEPEDEN TIRNAĞA ÖZLEME BATMIŞ BİR HAYALET...... BU HAYALETİN İÇİNDE BENİ DEĞİL SENİ GÖRDÜLER ÇOĞU BU HAYALETE DAYANAMAYIP ÇEKİP GİTTİ. KİMİSİ SENİN BENİ BEKLETTİĞİN KAPIDA BENİ BEKLEDİ SENİ BEKLEMEKTEN YORULUR ONUNLA BİRLİKTE ÇEKİP GİDERİM DİYE BURALARDAN VE BEN EN ÇOK ONLARIN SEVGİSİNE İNANDIM. EN ÇOK ONLARA DERİNDEN ÜZÜLDÜM. VE HEP MERAK ETTİM KARŞILIKSIZ VE ONCA YIL BİR HAYALETİ NASIL BÖYLESİNE SEVEBİLDİLER DİYE DÜNYANIN İYİ BİR YER OLDUĞUNA VE YAŞAMAK İÇİN ÇOK SEBEP BULUNDUĞUNA BU İNSANLARIN BİR HAYALETE DUYDUKLARI O AKIL ALMAZ O SONSUZ SEVGİLERİ YÜZÜNDEN BİR KEZ DAHA İNANDIM SENİ UNUTMAK İÇİN BAŞLADIĞI HER AŞKI YİNE SENİNLE ALDATAN BİR HAYALETE SENİNLE KENDİNİ BÜTÜN HAYATINI DÜŞLERİNİ ÇOCUKLUĞUNU YAŞADIĞI BÜTÜN ACILARI ALDATAN BİR HAYALETE BİR TEK SANA DUYDUĞU SEVGİSİ DOĞRU OLAN BU YÜZDEN BÜTÜN HAYATI BİR YALAN OLAN HAYALETE...... alıntı |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Senior Member
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 2.282
Konular: 0
|
UÇURUMUN KENARINDA HAYAT ÖLÜMLE KALIM ARASINDA YÜREĞİM
Bir demet acı var ellerimde.. Birde hüzün buseleri tenimde.. Kimden nereye olduğunu bilmediğim sonsuz bil yolculuk yüreğimde.. Tutsam diyorum acıları, tutsam.... Acıtmasa düşlerimi yalanlar.. Baharlar yenik düşmese kışlara.. Gitsem diyorum bilinmeyenlere, gitsem... Yenik düştüğüm bir iki mısra ellerimde... Bir bakıyorum güneşler solmuş, bir bakıyorum bitmeyen gündüzler gece olmuş... sevsem diyorum umursamazcasına, sevsem.. Sevsem diyorum, sevemiyorum özgürce.. Sevdalarım hep bir yasağa mahkum, Gölgeler hareler gibi kararır yarınlarıma.. Sevsem diyemiyorum, sevmesemde... Sevmeler hep boğazıma düğümleniyor.... Gelemiyorum, gelmek istesemde... Dağlar misali duygularım yenik düşüyor yağmur misali yağan gözyaşlarıma... Ağlama diyorum bazen, ya da gülmek.. Karar veremiyorum... gülsemde ağlıyorum.. Ağlasamda kanıyorum... Bir iç çekiş gecelerde... bitse diyorum kararan geceler... şafak sökse... Bitse diyorum hüzünler, mutluluk gelse.. Ne şafak döküyor ne kara geceme güneş doğuyOR Bak bir iki nefes kaldı tükeniyorum... Çünkü artık ben nefes alamıyorum... ALINTI
--------------İmza--------------
www.ilhamidemir.com |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|